top of page

Hafife Almanın Getirdiği Tehlike

Picture5.jpg

Zorbalığı genelde hafife alma eğilimindeyiz. Sanki her zaman olan, sıradan bir şeymiş gibi bakıyor; 'alt tarafı bir şaka' deyip geçiyoruz. Bu meselenin aslında ne kadar ciddi olduğunu görmezden gelip meselenin ciddiyetini göz ardı ediyoruz.

​

Hatta bazıları, zorbalığın insana iyi gelebileceğini, karakterini güçlendireceğini ve hayatın zorluklarına hazırladığını bile savunacak kadar ileri gidiyor. Ne yazık ki araştırmalar, zorbalığa maruz kalmış çocukların bundan ciddi bir şekilde etkilendiğini ve bu travmanın çocukların ilerideki yaşam tercihlerini etkileyebilecek kadar derin duygusal izler bıraktığını gösteriyor.

​

Akran zorbalığına sürekli olarak maruz kalmış kişiler, dinmek bilmeyen bir kaygı, korku ve üzüntü sarmalı içinde yaşıyorlar. İstedikleri halde karşılık veremedikleri için kendilerine karşı bir öfke duyuyorlar. Sıklıkla kendilerine olan güvenlerini kaybediyorlar, mağdur oldukları halde yaşadıkları kötülükleri hak ettiklerine ikna olacak noktaya geliyorlar.

​

Bazı durumlarda zorbalık, akademik başarıyı da etkileyen bir kısır döngüye neden olabiliyor. Siber zorbalık ya da zorbalık mağduru çocuk, yaşadıklarına tepki gösteremediği ve yaşadıkları yüzünden odaklanamadığı için okulda başarısız olmaya başlayabilir. Uzun vadede ise bu durumun neden olduğu düşük özgüven daha ciddi, çocuğun yetişkinliğinde peşini bırakmayacak ruhsal bozukluklara neden olabilir.

​

Peki ya zorba? Zorbaya, yaptığı davranışın yanlış olduğu ve bunun aslında sağlıksız bir hükmetme arzusundan kaynaklandığı anlatılmalıdır. Aksi takdirde çocuk, saldırganlığın insanlarla bağ kurmak için etkili ve geçerli bir yol olduğuna inanmaya başlar. Böylece, bu davranışı ilerideki ilişkilerine de taşıyabilir, hatta daha yıkıcı davranış kalıplarını benimseyebilir.

bottom of page